Bugün Neye Sıkılsam – II

Bulaşıcıdır. İnattır. Gıcıktır. Uydurukçudur. Delidir. Fecenayip şahsına münhasırdır.
Okur! Yandığının resmidir. Gel, yol yakınken okurluk durumundan istifa et.

Son dekatta en sık kullandığım cümle ”çok sıkıldım” olmuş. Ondan öncekinde de ”sıkıldım!”. Bu  durumda sitebocugunuzun konu hakkında destansı bir içerikle dolup taştığını tahmin edersiniz.

Can sıkıntısı, ‘’boşluk’’ hissinden ileri gelebileceği gibi etrafımızdaki salaklıklar sebebiyle de börtleyebilir. Bir kısım salaklıklardan canımız böngürdediğinde ‘’gıcık oldum vualla’’ dememiz muhtemeldir.

Meselağsı ben işyerinde patronuna gıcık olanlara gıcık olurum. Neymiş, emeklerini görüp onu müdür yapmamışlarmış. Kendini avokado zanneden soğana bakıp şükretmiyor da… Tabii çözüm odaklı biri olarak hemen bana serzenişte bulunan arkadaşa döner ve ‘’Iii-Ka’ya soralım bakalım. Bizim iş ilanları ne durumdaymış’’ diyerek vaziyeti huzura kavuştururum.

Diyelim ki  ülkeler arası üst düzey iletişim becerisi gerektiren diplomatik bir havadise rastladım. Ya da bu kritik ötesi sürecin en üst düzeyde …. ….. ile dolu, kapsamlı bir haberini gözlerimle gördüm. Kimsecikleri suçlamam. Saniyesinde yazılı basına sıkılıveririm: ‘’ey kaleminin poposu kirloş gasteçi! Sennn ne yazdığını bileyong nu sayın lenn basın? Editörün uyyyo mu goççum? Ağzın burnun torba değil ki büzesin!! Neçüng editip büdütüp de yazmıyon, hatta hiç yazmıyon, insan ağzından çıkan haberüüaaghk!!’’ derim. Ortada yazılacak ne kutlu konular var oysa. İlla herşeyi ben söylücek.

Hiç olmadık bir saatte sıkılasım gelirse derhal sosyal medyayı açarım. Nas’osa sosyal medyadan dalaşacak birini bulur, en olmadı sosyal medyanın kendisine çatarım, sıkıntım geçer umuduyla sanal alemlere akarım.

Kadına yönelik pozitif sonuçları olabilecek iyi niyetli şiddetin önünün açılarak teşvik edilmesi, çocuk yaşta evlilikler, kadının bedeninin sahiplenilmesinin kötü bir şeymiş gibi gösterilmesi ile ilgili haberler, kadının affedersin her boka karışıyor olması yetmiyormuş gibi başlı başına çok can sıkıcı olabiliyor. Yok benim için değil de etraf tahrik olunca mecbur kalıp sıkılırmış gibi yapıyorum. Neticede kanun koyucu ben değilim, bana ne. O yüzden şimdilik -mış gibi yapmak yetiyor kanımca.

Bazen de yok numarası yaparım… Sırf sıkıntıyı kafeslemek için. Sıkıntıyı inkar yerine kendi yokluğumu ilan ederim. Misal ulvi projeleri beğenmeyen mi var. Bilincim yerindeyken ya da kanmamış haldeyken yaptığım ne malum! Senin için iftira atmak kolay tabii!! Yani tam canımı sıkacağını sandığın noktada, sokak lambası olmayan sokaklarda mikemmel bi kamuflaja yatarım. Böylece, yeni dünya zekalı sıkıntı beni görmez. Hahah, böyle yaptığımda onu çaktırmadan çok pis kovalamış oluyorum ama.

Ne var, ne bakıyon bööön bööön. Utanmasan eline pankart alıp gezersin. Utanmıyosun zaten de neyse ki gördüğüm yerde seni ve pankartını baştacı ilan ediyorum. İşini ben bulucam (iş=bana hizmet), karını ben bulucam, çocuk sayına ben karar vericem, espri lazımsa ben yapıcam, bi de yok pankartın yok yürüyüşün. Ohhooo ne ala Guatemala! Artık hangi birine yetişicem, şükürlerce ki benim yetişemediğim yerde yetiştiriyorlar.

Kusura baksan da bakmasan da ömür çatlatan, çok güzel bir insanım bence. Aksini iddia edeni ne yapacağımı t,,,m dünya biliyor. Hatta dr. Streynç, thOr ve huLk da biliyor!! Kimse Marvel’e ne kadar nefis bir insan olduğumu öğretmeye kalkmasın! Gad tenkis ki biz bunu zaten biliyorum. O yüzden aldığım yüksek görgü, ileri terbiye ve muazzam eğitim düzeyime dayanarak hepinize ikileyiniz ulanınız diyor; beni çok sevmeye ve okumaya devam etmenizi diliyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *