Kendinden Önde Giden Adam

Bulaşıcıdır. İnattır. Gıcıktır. Uydurukçudur. Delidir. Fecenayip şahsına münhasırdır.
Okur! Yandığının resmidir. Gel, yol yakınken okurluk durumundan istifa et.

Bir adam tanıdım.. Ya da tanıdığımı sanıyorum… Ekrana tuhaf tuhaf bakma! Nıhahayyt, bu daha bakacaklarının onda biri!!

Tanıdığımı sanıyorum diyorum, çünkü insan kendini bile tanımıyor çoğu zaman.. Ne kadar iyi basket oynuyorum diye egonu pohpohlarken bir de bakıyorsun ki boyun bir altmış, havan su almış.. Hal böyleyken, kusura bakma da, başkasını ancak tanıdığını sanmakla kalıyorsun!…

İşte tanıdığımı sanayazdığım bu beyefendi biraz kendine garezi olangillerden bence… Ne yapsa beğenmez; beş yüz aykülu kafasını  pinpon topu gibi duvardan duvara çarpar; herkes ‘’şu küçüğü değil de onun hemen arkasındaki koca dağı ben yarattım’’ derken o habire kendi bacağına çelme takar vs.. Anlayacağın öz-müşkülpesentin cgi’la çoğaltılmışı..

Ne kadar iyi olduğunu anlatmaya kalksan konuşturmaz.. “eşeği duvara bağlasan bir süre sonra o da aynısını yapardı” der.. halbuki çok sayıda eşek gözlemlemişliğim var, değil aynısını yakın ara mesafesini başaranı görmüşlüğüm bulunmamaktadır..

Yaptığı işi tarif edemem, söyleyeceklerim bir yerde biter… Sorsan yap boz uzmanıyım der. Yalan! Sıkı bir devrimci, fikir mühendisi ya da fikir tasarımcısıdır.. .. kendinden önde giden adamdır o!..

Durmaz, duramaz, yaptığını tekrar edemez.. Çağlayarak koşan, coşkuyla denizini arayan kıpır kıpır nehirler gibidir… Ona göre hayat; yeniliktir, oyundur, maceradır. Sıkılır, belki de çoğunluğun aksine korkar tekdüzelikten… Belki de bu yüzden gideceği her yere kendinden bile önce ulaşır..

Yeni sulara yelken açtığındaysa ardında bıraktığı köpüklerde ilham verdiği benzerleri pıtrak gibi türemiştir…O ise yaşamdaki tüm durakları yıkmış, geçici duraklamaları askıya almış, ufuk çizgisini çoktan başka bir yere çekmiştir..

Yollarımız fazla kesişmemiş olsa da “insan” olarak uzaktan uzağa hayran olduğumlardandır.

Yüksek zeka katsayılı insanların duygusal (zeka?) katsayılarının düşük olduğuna dair kem gözlüler tarafından uydurulmuş buram buram kıskançlık kokan hurafeler vardır. Buna ‘’zekam pek parlak değil, bari benden zekilere çamur atayım izi kalsın’’ kurnazlığı da diyebiliriz… Şahsım olarak bu kurnazlara şırrrak diye ispatlı yanıtım kendi kendinin Ferrari’si olan böyle arkadaşlardır! Karşısındakinin sessizliğinden bile içinde bulunduğu ruh halini okurlar… Işık huzmesi gibi hızlı ve akıl almaz şekilde his ölçer özelliklere sahiptirler..

Kendinden bile önde giden adamlara selam niteliğindedir sözlerim!.. Onlar kendilerini bilirler, selamımı alırlar, başlarını çaktırmadan öne eğerek dudaklarında hafif bir tebessümle ve ince bir ıslıkla yanıtlarlar.. Bu da çıkacakları yeni maviliklerdeki serüvenlerini heyecanla bekleyen siteböcüğüne yeter de artar!…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *