Komiksiz

Bulaşıcıdır. İnattır. Gıcıktır. Uydurukçudur. Delidir. Fecenayip şahsına münhasırdır.

Okur! Yandığının resmidir. Gel, yol yakınken okurluk durumundan istifa et.

Gülünçlü yazı olsun diye tümüyle omuz nahiyemden uydurduğum hayal mahsulü ülkelerin birinde mizah yapmak giderek zorlaşıyormuş Okur. Birazdan uyduracağım her şey senden daha komik… Aklın sınırları akılları muhafaza ile imtihanda. Bak neler uyduracağım şimdi, dinle.

Bahsi geçen hayali ülkede öfkeden herkesin kaşı burnundaymış. Arkadaşın iki yaşındaki kızı bile televizyonda haber saatine denk gelirse tomit çuyatlılay diye tavuk gibi gülmeye başlıyormuş. (Çocuk ve kadın deyince çocuğun annesinin organlarını merak edenler için; çocuk normal doğumla doğmuştur, sezaryen sorgusuna gerek bulunmamaktadır, doktoru rahat bırakılabilir. Modern çağda kanunlar ve kurallar standartları belirlemek gibi daha genel konular üzerine bina edilmiş olup yaptırımlar sonraki adım gibi düşünülse de ilgili hekim arkadaşın, ileride belirli kurallara uymayanlara özel getirileceği söylenen belirli müeyyidelerden muaf tutulmasını şimdiden arz ederim).

Bugün senin geniş vizyonunu ufuk çizgisine çıkarmak için biraz matematik konuşasım var. Mütevazi araştırmacı kişiliğimden olsa gerek, duyduklarım ve bildiklerim arasında kalan aklım oynak bir kısa devre yaptı. Kanıta dayalı blogcu olarak, hayali ülke büyüklerinin gelişmiş ülkelerdeki sezaryen oranlarını her yüz doğumun on beş ila on yedisi şeklinde açıkladığı bilimsel veriler ile ilgili astral bir ziyarete gittim. Tahmin ettiğinin aksine, veriler beni toma, gaz, bilimum höt ve de söt ile karşılamadılar. Tam tersine, veri ziyaretimdeki en büyük motivasyon bilimin küresel erişilebilirliği, kim olursan ol gel nazikane tavrı idi. Twitter ya da facebook dışında da internet okur yazarı olabildiğim ve verileri yorumlama ehliyetine haiz olduğum için (sen bir başına hayali işlere kalkışmayasın diye söylüyorum; yuu-tup candır, sen aynen ordan devam) bilimadamlarının rakam verirken biraz gani gönüllü davrandığını gördüm.

Şöyle ki; ilgili hayal ülkesinde gelişmiş ülkeler için % 15-17 olarak açıklandığını gaipten duyduğum  rakamların ABD karşılığı Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji kişilerinin 2013 yılı verilerine göre % 30,8’di. 2012 yılı ABD verilerine göre sezaryen, % 32,8 ile ABD’de en sık gerçekleştirilen majör cerrahi prosedür olarak geçiyordu. Veriler kafa-kafaya ya da kolkola olmasalar dahi; bilim dünyasının çıkarımı ne olur bilmem ama Lafebesi’nin çıkarımı Amerika ya hesap yapmamayı bilmemektedir ya da hiç dayak yememiştir.. ki kanımca ikisi de olabilir. 

Mini mini verilerin doğruluğunu hakikat-i sâbite olarak tahayyül ettiğim içün Amerika’daki bilim dünyasının üç kat sapma gösteren devasa rakamları karşısında akıl şapşisi olmayayım da neyleyim? Akıl tutulmamı tedavi niyetine mecburen, sorumlulukla bir büyük Türk ayranı tüketesim oldu (aman senin olmasın! onun yerine aranı hacamatgillerle neyin iyi tutmaya bak).

İstatistik dediğin nedir, bir tık ötesi her şeydir Okurcuğum. Hadi yine iyisin! Doğum yapacak ‘hasta’ şahsiyet olarak normal doğuma ikna olmak istemiyorsan psikolojik destekle ikna edilecekmişsin. Sevildiğini bil. Artık üç-beş ne geldiyse doğurursun, şanın yürür. Zaten bir süre sonra normal doğum manyağı olursun, ikna odanı kiraya verirsin. Senin de aklına geçmişteki kafa örtüsü ile ilgili ikna odası polemikleri geldi ise kesin yanlış gelmiştir, kedidir o…

Uyduruktan hallice, fiziksel, manasal ve maddesel olarak sıradan bir mizah yazarını zorlayan günlerdeyiz… Hatta hayali ülkede konu ile ilgili hayali mizah bakanlığı kurulması önerim olabilir. Hem neye gülüneceğini belirleyen kıymet-i ala düzenlemelerle güven ortamı yaratılır hem de ilahi komedya ile rekabet edemeyip aç kalan mizahçılar için ufak ufak kadrolar açılır. Örneğin imam hatip liselerinden neden bilim adamı çıkmıyor ya da fen liseleri niçün imam yetiştirmedi gibi güncelimin mevzuu, senin bile akıl edemeyeceğin yüksek rekabet gerektiren konulardır. Eve ekmek götürmek için daha ziyade adamın biri düşmüş, sülalesi kabus gibi sözcük şakalarında kendini geliştirmek yeğdir.

Ben de zaten bugün sana patlıcan musakka tarifi vermeye karar verdim. Musakka reçeteli yazımı postalayana kadar konu ile ilgili daha eğlencelisinden bir demeç, içtihat, tebliğ vb pop-up etmezse okurken hayli eğleneceğine inanıyorum. Ederse de; okuduğun, pabucu dama atılmış bir yazı, kendini haber atlatmış sanırken haberini kaptırarak kalbi kırık bir muhabir gibi hislenen biçare blog yazarı olacaktır. B planı olarak burnunda taze biten sivilceyi cörkletme yöntemlerin hal-i hazırda cebimdedir.

Gelelim patlıcan musakkaya…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.