Sekiz Kuzen

Bulaşıcıdır. İnattır. Gıcıktır. Uydurukçudur. Delidir. Fecenayip şahsına münhasırdır.

Okur! Yandığının resmidir. Gel, yol yakınken okurluk durumundan istifa et.

Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olurmuş. Bu günlerde, aynı bir ormanın keçilerinin nasıl olup da gece ile gündüz kadar birbirinden farklı sekiz ürünü dünyaya armağan ettiklerini analiz etmeye çalışıyorum… Anlayacağın gibi edemiyorum…

Gen havuzları o kadar basit bir şekilde dizilmiş olsaydı dedem koruk yediğinde benim de dişim kamaşırdı, değil mi?…

Yine de kuzenlerim konu başlığı altında ast başlık olarak kafayı şuna takmış bulunmaktayım:

          – Sekiz kuzen, sekizi de birbirinden farklı kuzen nasıl olüyor da olüyor?

Kuzensel düzlemdeki bazı huy ayrılıklarımızı sıralamaya başlamadan önce bizi ilgiyle takip edip sosyal medya hesaplarından beğenmeye devam eden teyzoşa, dayıya, halalara selam eder, yanaklarından öperim.

Önce aile genlerimizdeki pozitif ayrımcılıkla başlayalım. Bildiğim tek şey, gen haritamızda yedi kıza bir erkek şeklinde kabak gibi görünen medeniyetimizdir. Dünya kadın hareketine katkıda bulunması bakımından harikulade anlamlı bir işe imza atmış büyüklerimi sevgiyle ve saygıyla selamlarım.

Ressam, mimar, türlü türlü mühendis, robotçu, araştırmacı kök hücreci, doktor gibi farklı meslek dallarında ve tümüyle farklı kafa yapılarında olan kuzenlerin yaptıkları işler de memleketimin aynı bir günü içinde gelişen sekiz ayrı gündem haberine benzer.

Bir kısım kuzen çizer, boyar, etrafında kendi gibi resme gönül verenlere sergi düzenler, part-taym kariyer yapar, part-taym bebeğine bakarken bağzı bir kısım kuzenler, çocuklarına tam zamanlı annelik yapmayı, onların örtmenleri ve okulları ile mücadeleyi kendilerine şiar edinmiştir. Kimi ise bir kaç ay denediği çalışma hayatının normal insanlar için olmadığına kanaat getirmiş olup hala sıcacık evinde ailesinin finans ve ekonomi bakanlığını başarıyla yürüten home ofis iş kadını rolündedir.

Nasıl ki armutun sapı var, üzümün çöpü var, kuzenler arasında da kendini çalışma hayatının tikenli yollarına adayan bir güruh var tabi… Kimi kök hücrelerini şefkatle büyütüp onları vatana ve küreye faydalı birer ergen hücre yapma niyetinde iken kimi işçi eğitimlerinde peyzaj mimarının rolü konusundaki çalışmalarını gündüzleri şantiyede geceleri Cahide’de sürdürmeye devam etmektedir. Haftanın altı günü, her günün sekiz saatini yolda geçiren bu şahıs ‘Pazar tatilinde tüm gün uyuyan canlıya kuzen denir’ bilmecesinin de bir parçasıdır. Doktor olduğunu ömrü boyunca idrak edememiş olan ve kendini bu aralar yazar ilan eden ayrıksı otu bir diğer kuzen halen bu dünyada yapmadığı bir iş kalıp kalmadığını araştırmaktadır. Doktor ablasına yapay zeka yapmaya ant içmiş robotçu erkek cinsiyet ise kurtuluşu tası tarağı toplayıp bu cadı popülasyonundan uzaklara kaçmakta bulmuştur.

Sekizlinin yeme-içme-eğlenme-uyuma dahil tüm huyları deli kızın çeyizi gibi birbirinden farklıdır. Örneğin güne gece iki sularında uyanarak başlayan karakter, aynı zamanda damarlarında sıfır eraş pozitif kahve akan kuzen olarak da bilinir. Bunun çocukluğu sinema ve tiyatro salonlarında, kitapçılarda, müzik marketlerde, söyleşilerde, konserlerde ve korolarda geçmiş olup ne yazık ki canım cicim doktorluktan iflah olmaz bir entelektüel mutanta transforme olmuştur. Kırkına gelmeden seksen yıllık ömür yaşadığından Çıtonnk Sözlü Altın Nine ödülünü almış yazar panosuna asmıştır.

Adım Hıdır, kuzenlerin durumu budur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.