Tag Archives: röportaj

SEVGİLİLER GÜNÜ ÖZEL RÖPORTAJI

Büyük bir aşk ve heyecanla hazırladığımız sitebocugu.com özel sayımıza hoş geldiniz!..

Malum, aşk her dem özeldir!.. ‘’Sefgilim yok ki banne banne!’’ diye odunluk edip sayfayı çarpıdan kapatmamak lazım…

Biz de buradan aşka saygı duruşunda bulunmak ve hayatınızda dışı pembe pamuk şekerden, içi dokuz sürgülü dokuz kapının ardındaki kor alevden; ve her seferinde küllerinden yeniden doğan güçlü bir aşk olsun istedik…

Belki kendi sesimizle kül olmayı beceremedik Kerem gibi yana yana; ama mesleğinde (daha doğrusu tüm mesleklerinde) duayen bir isimle çok özel bir röportaj gerçekleştirdik.

E okurum, hala diyorsan ‘’Aşk meşk bir günlük değildir meğildir’’ diye, tamam işte, bu yazı da öyle!.. döner döner bi daha okursun bence!.. 😉

Sevgili İzzet Çapa,

Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz!.. eööğm ederim.. ben ederim yani.. Çünkü görünen o ki burda fazla kalabalık değiliz 😅

Sonralıkla ise açıkçası sizin gibi bir röportaj ustasının yanında soruları nası toparlayıp soracağımı bilemiyostu. E ne de olsa blog için ilk röportajımız, kalpler pır pır, eller tir tir… Temiz, tertemiz bir sayfanın ortasında şaşkın ördek yavrusu gibiyiz.

Öte yandan olaya terazi var tartı var, her blog yazarının bir ilki var yüzsüzlüğüyle de yaklaşmak istemeyiz.. Söylemeye çalıştığımıs, her şeyi heyecanı tepesinde olan röportajcıdan beklemessek yalnız😩

İşte, tammm da bu bağlamda fırsat ayağınıza geldi Sayın Çapa!😃 Hadi, sorulmasını istediğiniz o en merak edilen soruyu önce siz kendinize sorun! 👏👏👏

İzzet Çapa (Soru): Mutlu musun İzzet?

İzzet Çapa (Yanıt): Mekke’ye Hac’ca giden karınca misali… Belki varmayı beceremem ama yolumda ölürüm.

Hazırsak, şimdi bizim sorular:

  • Kitap kaçıncı baskıya geldi? (valla okura ayıptır söylemesi, bende ilk baskısı var da, o yüzden net olarak bilemiiiğyorum😩)

Bugün itibarıyla 10. baskısı piyasada. Ne mutlu bana…

  • Bunu cidden bekliyor muydunuz?

Bütün samimiyetimle söylüyorum hiçbir beklentim olmadan yazdım. Anılar, yaşadıklarım zihnimi öylesine meşgul ediyordu ki, yazıp kendimi rahatlatmaktan başka bir seçeneğim kalmamıştı. Şimdi geriye dönüp baktığımda iyi ki de yazmışım diyorum. Amma yük bindirmişim sırtıma farkında olmadan…

  • En Çok Ben Eğlendim kendinizle ilgili an ve anılardan oluşan bir eser.. Konu seçimini ve yazma kısmını kaç ayda tamamladınız?…

Aslına bakarsan bunlar kırk yılda biriktiğim hikayelerdi. Evde küçük küçük kağıtlara da not almıştım bir gün toparlayıp, yazarım diye. Demek Asaf’ın dediği gibi ‘Damla kendini tamamlamış’; yazmanın zamanı gelmiş….

  • Ahmet Aristokrat, Celal Burjuva, Ben Halk Çocuğu bölümünde abinizin ofisinize girer girmez ‘’bu kadar goygoycu ne iş yapıyor, kovsana yarısını’’ dediğini ve ruhundaki hümanisti gösterdiğini ifade ediyorsunuz… Merak ettiğim, insan odağını hep ön planda tutmuş, ‘insan insan’ İzzet ne zamandır sizinle kuzum? Ve neden insan odaklı olmayı tercih etmiş acabaysa?..

Çünkü başka türlü bir yaşamak bilmiyor İzzet. Belki de imkanı olsa başka türlü bir adam olurdu ama Allah onu öyle yaratmış. O da yaradılışına uygun yaşamış işte…

  • Shakira hanım kızımızla röportaj bölümünüzü okurken beni yerlerden topladılar (itiraf: aslında ithaflı olmayan bölümlerin hepsinde gülmekten yerle bütünleştiğim doğrudur). Soru: Shakira desem ve lönk diye aklınıza ilk geleni sorsam?..

Vallahi etrafındaki Shakira olamamış yardımcılarının tam da aksine müthiş samimi, sıcak içten biri. Ama zaten bütün ünlü sanatçıların etrafı bu tiplerle çevrili. Velhasıl yıllarca bunlarda röportaj yapa yapa alıştım belki röportaj işini biraz da onların kaprislerinden gına geldiği için bıraktım. Ama Shakira gerçekten de şahaneydi.

  • Gelelim müthiş bir planla punduna getirdiğiniz E.L. James röportajınıza.. Hayat yolda giderken başımıza gelenlerden ibarettiri ispatlamak istermişcesinize (doğru yazdımdıysa!!) ülkemizde de daha sonra Grinin Elli Tonu adıyla çevrilen kitabın yazarına ulaşmadaki azminiz takdire şayan! (hehe okurcum üzgünüm ama blog’umuz ipucu vermeyen ketum bir blog’dur. Detaylar için En Çok Ben Eğlendim’i alıp okuycen bi zahmet😘).
    • Soru: Bu bölümün sonunda demişsiniz ki “insan kendinden de, gökyüzünün grisinden de kaçamıyor. Grisini de paletine ekletmeyi öğretiyor hayat. Artık griyi de seviyorum. Hem de her tonuyla…” Anılar bankasına gittiğimizde grinin palete eklenmesi en çok (ya da ilk sırada) hangi olayla olmuşmuş olabilir acaba desem?…
    • Sorunun ikinci kısmı: Sanki göz alıcı renklerde ve sipsivri tonlarda dolaşmayı ziyadesiyle tercih ediyormuşsunuz izlenimim münasebetiynen; griyi hala seviyor musunuz ya da diğer bir deyişle ‘gardrobunuz’un vazgeçilmez parçası haline geldi mi? Yoksa anlık bir modaydı ve paletten aktı gitti mi?

Tek bir olaya değil, gönlünde biriktirdiğin anların toplamına bakmak lazım bana sorarsan. Belki sonuç itibarıyla tek bir olay yaratıyor o dönüşümü ama önceden, kim bilir belki de fark bile etmeden biriktirdiğin bir çok duygu açıyor o yeni rengin kapısını… Gelelim sorunun ikinci kısmına… Benim yaşıma geldiğinde, benim yaşadıklarımdan geçtiğinde bütün renkleri sevmeyi de öğretiyor insan kendisine. Çünkü unutma ki siyahı anlamlı kılan beyaz, beyazı kıymetlendiren siyahtır. Benim ruhumun paletinde de bütün renkler üstelik de tüm tonlarıyla vardır.

  • Bonus 14 Şubat Sorularım: Aşağıda kitaptan rastgele seçtiğim beş sözcük sıralıyorum. Mümkünse tek kelimeyle bunların size ne çağrıştırdığını sorsam?.. Bonus 14 Şubat Sorularım: Aşağıda kitaptan rastgele seçtiğim beş sözcük sıralıyorum. Mümkünse tek kelimeyle bunların size ne çağrıştırdığını sorsam?..
    • işletme: Eğlenme
    • aşk: Tek hakikat
    • sır: Hala aradığım…
    • ders: Sonu olmayan…
    • deli saraylı: Ailem…
  • Son soru; en sevdiğiniz amatör, bıcır bıcır, pek bi cimcime blog hangisi ki meğersem 🙀🎉🎉 (bizim sitebocugu değilse hiç yanıtlamayın daa iyi🙉🙈)

Elbette sensin; başka bir cevap verecek halim yok sana 😄 😄 😄

Ve geldik ilk röportajımızın sonuna! Değerli yanıtlarınız için çok teşekkür ederiz! Ama kabul edin ki bence bu sizin için de bir ilk oldu😅😅 Heheh, gördünüz mü ödeştik işte 😁

Okur, durumdan en ballı çıkan da sensin ha! Tek taş dediğin nedir ki, gider kuyumcudan alırsın. Ama bu röportajı başka yerde bulamazsın!!! Hadi yine iyisin şekerim😏 Sevgilinle beraber güle güle oku!❤️